Skip Navigation Links.

Deprem sonrası ilk 3 gün ihtiyaçlarımız için deprem çantamız…




Sonuçlar Gönder
Prof. Dr. A.Rıfat YARAR Mesajı
   
TDV organizasyonunda 10 Aralık 1997 senesinde gerçekleşen, değerli kurucu başkanımız Prof. Dr. A. Rıfat YARAR SEMPOZYUMU kitabında yer alan merhum başkanımızın kendi kaleminden MESAJI (Merhum 16 Nisan, 2004)
Türkiye’de Deprem ve Deprem Mühendisliği’ne yönelik çalışmalar 1939 Erzincan depremi ile başlar. Gerek İstanbul Yüksek Mühendis Okulu gerekse Bayındırlık Bakanlığı olarak çok önemli etkinliklere girişilmiş ve dokuz yıllık bir zaman süresi içinde aşağıda özetlenen örnek mesleki başarılar elde edilmiştir.

Erzincan depremini takip eden yıllarda ülkemizde yegane teknik öğretim kuruluşu olan Yüksek Mühendis Okulu’nda, Prof. İhsan İNAN tarafından bina ve diğer tip yapıların yatay yüklere göre hesabı, mesnet tipleri, depreme karşı alınacak önlemlerle ilgili bir broşür yayınlanmış, aynı konuda bir konferans verilmiştir. Ayrıca, Ord. Prof. F. GÖKMEN tarafından sismograflar ve deprem konularında bir seri çalışmalar yapılmıştır.

Aynı süre içinde, Nafia Vekaleti’nde çok önemli ve başarılı çalışmalar sürdürülmüş ve kararlar alınmıştır. Örneğin, 1940 ve 1942 yıllarında Yunan ve İtalyan deprem yönetmelikleri tercüme edilmiş, 1944’te daha ileri ve içinde onarım ve güçlendirme kurallarını da içeren bir yönetmelik yayınlanmış, ilk deprem bölgeleri haritası hazırlanmış, halkla ilgili esaslar, depremden önce ve sonra alınacak önlemlerle ilgili yönetmelikler ve kanunlar yürürlüğe girmiş ve nihayet 1948 yılının Mayıs ayında Bakanlıkta Birinci Bayındırlı Yapı Şurası toplanmış ve daha esaslı bilimsel kararlar alınmıştır.

Sismoloji Enstitüsü Kuruluşu

Ülkemizde bu başarılı çalışmaları takip eden önemli bir gelişme, 1951 yılında İTÜ’de Rektörlüğe bağlı olan “Sismoloji Enstitüsü” adlı bilimsel bir Merkezin kurulması olmuştur. UNESCO yardımı ile çalışmaya başlayan ve depreme dayanıklı yapılar üzerinde araştırma yapmak amacı ile kurulan bu Enstitü daha sonra Japon bilim adamlarının katkısı ile ilk defa ülkemizde Deprem Mühendisliği ve Sismoloji konularında araştırmalara başlamış, arazi üzerinde incelemelerde bulunmuş, yayınlar yapmış, kurslar düzenlenmiş, muntazam dersler vermeye başlamış ve değerli bilim adamları yetiştirmiştir.

Balkan Projeleri

Üçüncü bir önemli evrenin başlangıcı da, 1965 yılında IAEE’nin Tüzüğünün yayınlanmasıdır. Bu tüzüğe uygun olarak 1965’ten itibaren ülkemizde de bir “Deprem Mühendisliği Milli Komitesi”nin kurulması çalışmalarına başlanmıştır. Bu amaçla, Bayındırlık Bakanlığı Yetkilileri, BÜ, İTÜ, ve ODTÜ’lü bilim adamları bir taraftan konferanslar düzenlemişler, bir taraftan da Deprem Yönetmeliği’nin yenilenmesi için çalışmalarını sürdürmüşlerdir. 1969 ve 1973 yıllarında Dünya Deprem Mühendisliği Konferansları düzenlenmiştir.

Ülkemizde, 1972 yılında yeni Deprem Bölgeleri Haritası ve 1975 yılında yeni “Afet Bölgeleri’nde Yapılan Yapılar Hakkında Yönetmelik” yayınlanmış ve böylece adı geçen Yönetici ve bilim adamları ülkemizde ilk defa modern bir yönetmelik yayınlanmasını sağlamışlardır.
Daha sonra, 1976 yılında çok kalabalık bir delegasyonla Paris’teki UNESCO Genel Kurul toplantısına katıldık. Bu toplantıda, “Balkan Ülkelerinin Sismisitesi” ile ilgili projenin tamamlanmış olması nedeni ile, Balkan Ülkeleri için Deprem Mühendisliği ile ilgili yeni bir proje delegasyonumuzca önerildi. Bu öneri Genel Kurul’da tasvip görerek karara bağlandı.

UNDP/UNESCO/RER/014 sayılı ve “Balkan Ülkelerinde Deprem Tehlikesinin Azaltılması” başlıklı projenin çalışmalarına, Montenegro depreminden sonra, Aralık 1980 tarihinde, Titograd’ta yaptığımız ilk toplantı ile başlamış olduk. Daha sonra, “Balkan Bölgesi’nde Sismik Koşullar Altında Bina Yapımı” adı ile tamamen yapı ile ilgili ve UNDP/UNESCO/RER/015 kodlu ikinci bir proje 1981 yılında yürürlüğe girdi. Her iki UNESCO Projesi, 1984 yılında tamamlandı. Söz konusu proje çalışmaları daha sonra yerini “Balkan Ülkelerinde Deprem Tehlikesinin Azaltılması Daimi Koordinasyon Komitesi” başlıklı yeni bir projeye bıraktı.

Böylece, komşularımız Balkan Ülkelerinin bilim adamları arasında çok samimi, sevgi ve saygıya dayanan daimi nitelikli bir işbirliği mekanizması gerçekleştirilmiş oldu.

Uluslararası Konferanslar

Gerek Avrupa Deprem Mühendisleri Birliği (EAEE) ve gerekse Dünya Deprem Mühendisleri Birliği’nin (IAEE)’nin konferanslarında Milli Komitemizin organize ettiği turlarla ve geniş kadrolu Türk delegasyonları ile katıldık. Delegasyonumuz sunduğu bildirilerde, aldığı görevlerde ve katıldıkları bu konferanslarda çok başarılı olmuştur.

Katıldığımız başlıca konferanslar arasında, 1973 yılında Roma 5’inci WCEE, 1977 yılında Yeni Delhi 6’ncı WCEE ile 1978 yılında Dubrovnik, 1982 yılında Atina, 1986 yılında Lizbon, 1990 yılında Moskova ve 1994 yılında Viyana’da yer alan 6’ncı ila 10’uncu ECEE Konferanslarını sayabiliriz. Bu etkinliklerden ayrı olarak, ülkemizde düzenlenen Ulusal ve Bölgesel Seminerler (RSEE) son derece başarılı olmuştur.

İstanbul’da 1975 yılında ECEE toplantısını organize ettik. Bu tarihe kadar üçer sene ara ile organize edilen ve genelde sempozyum mahiyetinde olan toplantılar, katılım hacminin çokluğu nedeni ile bu kez “Konferans”a dönüşmüş ve 1978 yılında Dubrovnik’te toplanan 6’ncı ECEE’den sonra, Avrupa Deprem Mühendisliği Konferansları dört yılda bir organize edilmeye başlanmıştır. İkinci önemli konferans yine İstanbul’da organize ettiğimiz 7’inci Dünya Deprem Mühendisliği Konferansı'dır.

Bu konferansta, 12 Eylül 1980 askeri harekatına rağmen çalışmalar sadece bir gün ertelenerek konferans kusursuz bir şekilde sona ermiştir. İstanbul (1980) 7’inci WCEE Dünya Konferansı’na katılım, bir öncekilere kıyasla, önemli ölçüde artmıştır. Konferans tebliğler kitabı daha önceki 5’inci WCEE (Roma 1973), 6’ıncı WCEE (Yeni Delhi 1977) konferanslarında 3000 sahife civarında iken, İstanbul konferansında 5300 sayfaya ulaşmıştır.

Bu arada, EAEE’nın yıllık Bölgesel Seminerlerinin önemli bir kısmı İstanbul’da 1976, 1979, 1982, ve 1987 yıllarında Emlak Bankasının Ataköy’deki yazlık tesislerinde gerçekleştirilmiştir. Her biri, iki hafta süren bu seminerlere öğrenci olarak yerli ve yabancı 40 civarında mühendis ve ders vermek üzere 30’a yakın bilim adamı katılmışlardır.

Ulusal Sempozyumlar

1985’te ilk defa 1’inci Ulusal Deprem Mühendisliği Sempozyumu İstanbul’da, özellikle Avrupa Deprem Mühendisliği Birliği (EAEE)’nin 5’inci Çalışma Grubu toplantısı ile birlikte organize edilmiştir.

13 Mart 1992 Erzincan Depremi’nden sonra Ulusal Konferans toplantısı sürekli olarak iki yılda bir organize edilmeye başlamış ve 2’inci Ulusal Deprem Mühendisliği Konferansı 1993 yılında İstanbul’da, 3’üncü Ulusal Deprem Mühendisliği Konferansı 1995 yılında yine İstanbul’da ve nihayet, 4’üncü
Ulusal Deprem Mühendisliği Konferansı 1997 yılında Ankara’da başarı ile organize edilmiştir. Bu Uluslararası Konferanslar ve Bölgesel Seminerler, yabancı bilim adamlarının da katkıları ile, Deprem Mühendisliği’mizin gelişmesine çok şey kazandırmıştır. Bütün bu iç ve dış ilişkilerimiz dünyanın çok değerli bilim adamlarını tanımamıza ve onlarla bilimsel ilişkiler kurmamıza neden olmuş, bilimsel potansiyelimizi yüceltmekte yarar sağlamıştır. Japon bilim adamları ile 1951 yılında İTÜ’de Sismoloji Enstitüsü’nün kuruluşu ile başlayan köklü ilişkiler, uluslararası bilimsel işbirliğimizin en verimlisi olmuştur.

Araştırma Merkezleri Kuruluşu

Sismoloji Enstitüsünün devamı süresince ilişkilerimiz önemli tarihi kişilikleri olan Prof. T. Naito, Prof. T. HAGİVARA ile başlamış ve Prof. Siyun’itiro OMOTE ve Prof. T. RİKİTAKE ile çok yoğun bir şekilde devam ettirilmiştir. Bu sıkı ve yoğun ilişkiler Prof. K. MUTO, Prof. H. UMEMURA, Prof. H. AOYAMA, Prof. K. KUBO, Prof. S. OKAMOTO ve Prof. Y.OHTA gibi dünyaca saygınlık kazanmış Japon bilim adamları ile bu günlere kadar sürdürülmüştür. Japon bilim adamları ile 1951 yılında başlayan dostluklar ve bilimsel işbirliği Japon Hükümeti ile Türk Hükümeti arasında 1993 yılında Nisan ayında Ankara’da imzalanan bir anlaşma ile önemli bir aşamaya gelmiştir.

Bu çerçevede “Deprem Afetinden Koruma Araştırma Merkezi” projesi ile Ankara’da “Deprem Hasarlarının Değerlendirilmesi Alt Merkezi” ve İstanbul’da İTÜ İnşaat Fakültesinde “Deprem Mühendisliği Araştırma Alt Merkezi” ile “Deprem Mühendisliği Eğitim ve Öğretim Alt Merkezi” kurulmuştur.

Bu önemli yardım ülkemiz bilim kuruluşlarını çok modern aletlerle donatmış ve Türk insanının hayatını kurtarmak gibi mukaddes bir görevi yerine getirmiştir. Bizlerle yarım asra yakın bir süredir işbirliği yapan Japon Hükümeti’ne ve Japon bilim adamlarına ve projenin yürütülmesinde emeği geçen JICA mensuplarına ve bu projelerde görev alan araştırmacılara şükranlarımı sunarım.

Balkan Bilim Adamları ile İlişkilerimiz

Uluslararası temaslarımız, özellikle UNESCO projeleri Balkan ülkelerinde pek çok bilim adamı ile samimi, yararlı sıcak dostlukların ve bilimsel işbirliğinin kurulmasına neden olmuştur. Bu bilim adamlarından bazılarının adlarını burada açıklamak ve bu jübile toplantısı vesilesi ile gösterdikleri sıcak ilgiden dolayı kendilerini bir kere daha teşekkürlerimle anmak isterim.

Arnavutluktan Prof. A. SULSTAVORA, Prof. S. KOCİAJ ile çok yakın dostluklar kurduk. Bulgaristan’dan başta rahmetli Prof. G. BRANKOV olmak üzere, Prof. Dr. NENOV ile Deprem Mühendisliği Milli Komitesi Başkanları olarak uzun yıllar beraber çalıştık, çok sıcak dostluklar ve arkadaşlıklar kurduk. Ayrıca, Prof. S. SACHANSKİ, Prof. H. BONCHEVA, Prof. I. PASKALEVA, Prof. N. IGNATİEV, Prof. L. TZENOV ve diğer Bulgar bilim adamları ile karşılıklı samimi ve bilimsel ilişkiler kurduk. Bulgar bilim adamları ile gerek düşünsel alanda ve gerekse proje seviyesinde yoğun işbirliğimiz ve dostluklarımız hala devam etmektedir. Aynı şekilde, Yunanistan’da Prof. I. DRAKOPULOS, Prof. C. CARYDİS ve Prof. K. Andri KOPOULOU ve Dr. Joanna POPPULİA ile çok sıkı dostluklarımız ve bilimsel çalışmalarımız oldu.

UNESCO’nun Balkan Projelerinde Romanya’nın temsilciliğini Prof. C. Radu ve Prof. H. SANDİ yapmıştır. Onlarla ve ayrıca Prof. E. GEORGESCU ile olan bilimsel çalışmalarımız çok yararlı olmuştur. Nihayet 1960 Üsküp depreminden hemen sonra başlayan Makedonya ile olanyakınlığımız taktire değer bir seviyede olup hala devam etmektedir. UNDP/UNESCO/RER/014 Balkan projelerinde ve EAEE’de faal bir rol alan Yugoslavya temsilciliği ile sıkı bir işbirliği ve memnuniyet verici başarılı dostluklar kurduk. Bu dostluğu yaratan ve yaşatan bazı bilim adamlarını zikredebiliriz. Başta, EAEE’nin senlerce Genel Sekreterliğini yapan Prof. S. BUBNOV olmak üzere, Üsküp Üniversitesi’nden Prof. J. Petrovski, Prof. M. VELKOV, Prof. T. PASKALOV, Prof. Jurukovski, Prof. Talaganov, Prof. Aniciç ve Prof. Dr. Petrovski gibi bilim adamlarının isimlerini açıklamaktan büyük zevk duyduğumu belirtmek isterim.

Deprem Mühendisliği'nin Ülkemizdeki Öncüleri

İnsan sevgisinin ve bilime saygının sonucu gelişen ve yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığım uluslararası başarılı işbirliği sayesinde Türkiye’de aktif çalışan Deprem Mühendisleri ülkemizde verimli bir çalışma ortamı yaratmışlardır. 1970’lerden bugünlere kadar pek çok değerli ve başarılı bilimsel çalışmalar sergilemiş olan ülkemiz bilim adamları uluslararası alanda saygınlıkla yerlerini almışlardır. Bilim hayatında gerçekten çok kısa sayılabilecek yirmibeş seneyi aşmayan bir sürede, ülkemizi bu kadar yücelten etkinliklerin başında en büyük rolü oynayan öncü bazı bilim adamlarımızın adlarını takdirle anmak istiyorum.

Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Semih S. TEZCAN, Prof. Dr. Vedat YERLİCİ, Prof. Dr. Turan DURGUNOĞLU Deprem Mühendisliğinde çok yararlı çalışmalar yapmışlardır.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adnan ÇAKIROĞLU, Prof. Dr. Vahit KUMBASAR, Prof. Dr. Günay ÖZMEN, Prof. Dr. Muzaffer İPEK, Prof. Dr. Remzi ÜLKER, Prof. Dr. Halit DEMİR, Prof. Dr. Kemal ÖZDEN, Prof. Dr. Kutay ÖZAYDIN, Prof. Dr. Silva BÜYÜKIŞIKOĞLU ve Doç. Dr. Ali ERGUVALI’nın katkılarını takdirle anmak isterim.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden rahmetli Prof. Dr. Murat DİKMEN, Prof. Dr. Şafak UZSOY, Prof. Dr. Aybars GÜRPINAR, Prof. Dr. Mehmet ÇELEBİ, Prof. Dr. Uğur ERSOY, Prof. Dr. Polat GÜLKAN, Prof. Dr. Erhan KARAESMEN ve isimlerini sayamadığımız çok sayıda Türk bilim adamı ile her zaman el ele çalıştık. Bu üç üniversitemizin değerli bilim adamlarını ve 1939 Erzincan Depremi’nden sonra Deprem ve Yapı Dinamiği konusunda eğitimine başlayan üstün zekaya sahip rahmetli Hocamız Prof. Dr. İhsan İNAN’ı şükran hisleriyle bir kere daha anıyoruz.

Samimi desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen üç üniversitemizin sayın Rektörleri'ne ve ilgili Dekanları'na sonsuz şükran borçluyuz. Bizi daima teşvik eden ve yardımcı olan özellikle Bayındırlık ve İskan Bakanları, Müsteşarları, Yardımcıları, Genel Müdürlerine, bizlerle işbirliğini eksiksiz sürdüren bugünkü Afet İşleri Genel Müdürü Oktay ERGÜNEY ve Sinan GENÇOĞLU, Nejat BAYÜLKE ile A. TABBAN gibi Deprem Mühendisliği mesleğinin ülkemizde kurulup yerleşmesine katkıda bulunan yönetici ve bilim adamlarına teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Özel Sektör ile İlişkilerimiz

Değerli bilimsel katkıları nedeni ile, Yapı Merkezi’nin kurucuları Dr. Ersin ARIOĞLU ile Y. Mimar KÖKSAL ANADOL’u ülkemiz deprem mühendisliğinin öncüleri olarak kutluyorum. Ayrıca, Deprem Mühendisliğinin gelişmesinde bizlerle maddi manevi yardımlarını esirgemeyen STFA, Tek-Art, Enka, Endem, Kutlutaş, Tekfen ve Kiska gibi köklü kuruluşlara değerli katkılarından dolayı teşekkürlerimi sunarım.

10 Aralık 1997

Prof. Dr. A. Rifat YARAR

İstanbul